morarmış

adj. black-and-blue, blue, black, livid

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • burgulamak — i Burgu ile delmek, delik açmak Etrafı morarmış gözlerinde garip bir azap, burgulayan, soran, bir türlü ölüme teslim olmayan bir azap vardı. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • homurtu — is. 1) Homurdanma sesi Morarmış bulutlar, hortumları su yüklü fil sürüleri gibi korkunç homurtularla arkamızdan geliyor. Y. Z. Ortaç 2) Ayının çıkardığı ses …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • morarmak — nsz 1) Mor bir renk almak 2) Herhangi bir sıkıntı, darbe veya hastalıkla vücudun bir yeri mor renk almak Parça parça morarmış yüzüyle ateş püskürüyordu. A. Ş. Hisar 3) mec. Herhangi bir söz ve davranıştan bozulmak 4) mec. Mahcup olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ateş püskürmek — çok öfkeli olmak Parça parça morarmış yüzüyle ateş püskürüyordu. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.